Muhabbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Muhabbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2010

Sonunda..

Beklenen oldu. Ankara Kendo Iaido - AKI büyük çabaları sonucunda;

Derneğimiz 6 - 7 Kasım 2010 tarihlerinde 1. Ankara Kendo Iaido Seminerini düzenleyecektir. Seminerimize Japonya Kendo Federasyonundan(ZNKR) ve Avrupa Kendo Federasyonundan(EKF) üst düzey. Kendo ve Iaido eğitmenleri (Senseiler) katılacaktır. Türkiye Kendo Derneğiyle yapılan işbirliği sonucunda seminerimizde Kendo Derneği çatısı altında bir de Kendo dan sınavı yapılacaktır (1,2 ve 3. danlar için)







Etkinliğe Katılacak Eğitmenler - Senseiler
Sayın İmre Sipahi ( Kendo 4. dan, Iaido 4. dan)
Sayın Takanori Gonda (Kendo 6. Dan Reishi ve Iaido 6. Dan)
Sayın Tatsuo Sato (Kendo 7. Dan Kyoshi)
Sayın Mitsunori Matsumura (Kendo 7. Dan Kyoshi)
Sayın Masakazu Kurihara ( Kendo 8. Dan Kyoshi)

Seminer programı ve diğer detaylar http://www.ankarakendoiaido.org/seminer

Türkiyedeki Tüm Kendo ve İaido camiası seminerimize davetlidir.


Ellerinize Sağlık AKİ

28 Eylül 2010

SANA İKİ ÇİFT LAFIM VAR!

27 Eylül 2010

Yeni Nesil Street Fighter

5 Temmuz 2010

Bana mı Vuvuzela?

Dünya kupası 2010′a damgasını vuran ne galibiyetler, ne farklı malubiyetler, ne süpriz takımlar ne de yıldızlaşan futbolcular. Bu dünya kupasına damgasını vuran yegane olay, televizyonlarımızın sesini kısıp maçı izlemek zorunda bırakan yegane enstruman Vuvuzela.

Allah’ım ne ciğer varmış senin bu Afrika’lılarında :) Adamlar durmaksızın, yorulma bilmeden üflüyorlar da üflüyorlar. Ama son maçlara gelindiğinde şunu farkettim kulağım ufak ufak aşina olmuş bu zurnadan bozma boruya. Tabi bu bir nebze iyi birşey. Neden mi?

Geçen gün TV kanallarından birisinde haberleri izlerken gördüğüm kadarıyla, cin fikirli bir ithalatçı vatandaşımız 50.000 adet vuvuzela getirmiş ve satmış. Evet bu ticari zekası yüksek arkadaşımız 50.000 adet getirmiş ve hepsini satabilmeyi başarmış. Bu ne demek oluyor? Türk futbol federasyonu yasaklayana kadar bir çok maçta, Dünya kupasındaki nazaran cılız da olacak olsa, Vuvuzela sesi duyacağız gibi.

Tabi federasyondan önce, tahammül gücü düşük yurdum taraftarı, olaya bizzat el atmaz ise. ! :)

8 Ağustos 2008

Hayatlar...

Facebookta başkalarının resimlerine bakıp onların hayatlarına özenirken insanlar farketmezler ki kendilerinin de başkaları tarafından özenilen bir hayatı bir yaşamı vardır. Kafasını sağına soluna çevirmekle bile birşeyleri farkedebilecek iken at gözlüğü olmamasına karşın varmış gibi davranan tembel bünyeler, yani biz, birgün farkına vardığında herşeyin geç olduğunu anlarız mütemadiyen. Geç mi erken mi karar verememiş bendeniz, şaşırmaktayım kendime ve hayata;

Evet hayat sürprizlerle dolu ve hala şaşırtabiliyor beni. Şaşırımlar arasında kalmış bünye, insan olduğunu mu hatırlar? Yoksa bu da gelir bu da geçer melankolisine mi girer?

Değerleri arasında mı ezilir? Yerim lan sizin değerlerinizi külhanbeyliği mi yapar?

Uzun zamandır yazmıyordum buralara :) bir geldim pir geldim :)

Anlamadınız biliyorum hiçbirşey. Bende anlamıyorum o yüzden "No Panic" :)

31 Mayıs 2008

Kendo Turnuvası...

Geçen Haftasonu Çankaya Lisesi dojosunda 2. Ankara Kendo Turnuvası yapıldı. İlk önce Takım maçları, sonrasında ise bireysel maçlar ile devam eden turnuvada, nacizhane bendeniz bireysel olarak pek bir aktivite gösteremedim. İlk turnuvam olması ve çok yeni olmamı bahane ederek bundan kendimi sıyırıyorum.

Takım maçlarında ise beyaz takımı 4-2 yenerek kırmızı takım kazandı :]

Gerçekten çok ama çok eğlenceli geçen turnuvada insanlar iyice kaynaştı. Akabinde eksiksiz gidilen Crossroads Pubda muhabbetin dibine vuran kendokalar günü neşeli ve yorgun kapattılar. Salı günü turnuvamızı haber yapan Hürriyet gazetesine de ayrıca teşekkürler.

Zanshin Forever :)

10 Mayıs 2008

Şifa Niyetine...

Serdar iğneyi kendine batırır çuvaldızı başkasına
Bol keseden aklı ona buna dağıtır darısı kendi başına
Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü
Sonunda şifayı kapıpta şaşırınca
Bana gel beni dinle iyi yaz
Defteri kalemi al iyi yaz
Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman
Ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman
Ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman
Ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim
Ha ha ha ha ha hapşu
Çok yaşa
Sende gör
Rahat ve iyi yaşa

Tüm Dostlarıma :D

3 Mayıs 2008

Aracı Kurum...

Çok sevdiğiniz arkadaşınız senelerdir beraber olduğu sevgilisinden ayrılmıştır ve size de işin "al mektuplarını ver yüzüğümü" kısmında aracı kurum rolü düşmüştür. gelir, yüzünde restorasyondan geçmiş bir harabe ifadesiyle, "emanet"i teslim eder; bir defter, bir puro kutusu, bir koca torba dolusu CD ve kasettir ilişkiden arta kalanlar. Sırtını sıvazlarsınız, fazla durmak istemez zaten, bir an önce eskiyi hatırlatan her şeyi orda bırakıp kaçmak için gelmiştir. Gittikten sonra önce kasetlere CD'lere bakarsınız, rip edebileceğimiz CD, çekebileceğimiz kaset var mıdır acaba? Sonra deftere bir göz atarsınız, şarkı sözleri, akortlar... Puro kutusu ise en sona kalandır, aslında özel hayata saygı bağlamında açılmaması gerekendir, ama merakınızı yenemezsiniz. Kızın kokusu sinmiştir kutuya, erkeğin kutuyu açtığı ilk an sırf bu koku yüzünden bile kötü hissedeceği kesindir. Beraber çektirilmiş fotoğraflar, mektuplar, ufaklık fotoğrafları, piller, kalemler, kalem uçları, beraber gidilen yerlerin işaretlendiği ve kenarlarına notlar düşülmüş bir Türkiye haritası. bir de kağıt görülür, içinde bir şeyin sarılı olduğu belli olmaktadır, açarsınız yavaş yavaş, içinden kalp şeklinde bir kesme şeker çıkar, gözleriniz dolar, bütün bir ilişki o kağıda sarılı durmaktadır sanki puro kutusunun içinde.


"bu mudur şimdi, koca bir ilişkiyi sığdırabilmiş mi bu hatun bu kutuya?" diye düşünmekten kendinizi alamazsınız ama "size ne"dir aslında, CD’lerde de bir numara yoktur zaten. Telefonu kaldırır sevgilinizi ararsınız.

-a$kım bir haritamız olsun, beraber gittiğimiz ve gitmek istediğimiz her yeri işaretleyelim.

21 Nisan 2008

Anlık Tebessüm Ettiren Olgular :]

* Gece uyku tutmamış mal mal t.v. izlerken herhangi bir kanalda Friends'in, How I Met Your Mother'in ya da sevdiğiniz bir filmin başlama jeneriğine denk gelmek.

* Arkadaşlarla beraber alkol aldıktan sonra eve doğru araba kullanırken sırayla beraber alkol alınan arkadaşların merak edip "vardın mı?" diye araması.

* Böyle insanın karnı çok açken arkadaşlarından birisinin hadi çorbacıya gidiyoruz demesi.

* Gecenin bir yarısı msn'de beğenilen kızın online olması.

* Her ne kadar takip edilmese de Malatyaspor'un galibiyet haberi.

* Arkadaşları toplayıp götürdüğünüz mekanı beğenmeleri, memnun kalmaları.

* Cebinde 5 YTL kalmışken aylar önce bir yere zulaladığın 50 YTL'nin akla gelmesi.

3 Nisan 2008

29 Mart

Ha yazdım ha yazıcam derken üzerinden neredeyse bir hafta geçti. Beni tanıyan arkadaşlarımın bildikleri üzere 29 Mart doğumgünümdü ve her zamanki huzur mekanımız Hollywood Myhane'de süper bir organizasyon ile kutladık :] O kadar güzel bir gece oldu ki benim için, o kadar eğlendim ki, kelimeler kifayetsiz. Bu kadar eğlenmemin sebebi Ankara'daki bütün sevdiklerimin, bir kaç eksikle o akşam benim yanımda olmuş olmalarıydı. Beni yalnız bırakmadılar sağolsunlar. Şarkılar, türküler falan derken saat 8 gibi başlayan gecede saat 12'yi nasıl ettik anlayamadık :]

İsim isim saymak gerekirse o akşam beni orda yalnız bırakmayan;


Murat Gazi, Kübra, Gülçin, Ergün, Murat Mak, Fehim, Selva, Ali Kemal, Erman, Kardeşim, Burcu, Göktürk, Mert, Leyla, Aydan, Gülçin, Burak, Olcay, Arcan, Esil, İpek, Koz, Oruç, Nazmi, Murat Polat, Serhat, Tuncer, Ahmet Yüce, Kıvılcım, Eda ve Şuursuz velet Ozan'a çok çok teşekkür ediyorum tekrar tekrar.

Sağolun, varolun, Allah bizi ayırmasın :D

21 Mart 2008

Kendo'ya devam...

En son Çarşamba günü yapılan keikodan sonra bazı kendini bilmez Kouhai'ler, antremanın verdiği yorgunluk ve gazla telefonlarının fotograf çekme özelliğini farkedip, hadi iki üç artistik poz çekelim diye telefonlara sarıldılar :]

"Şurdan da bir poz alalım, yok Öney Sempai sende gel katıl, durun lan ben tek çekilicem, akşama facebookta fotolar ona göre" dialogları arasında gayet keyifli geçen çekimlerde, fotograflardan da belli olacağı gibi kendimizi baya baya bir samurai havasına soktuk.

Bu arada Avrupa Şampiyonasına giden Kendo Milli Takımımızı yürekten destekliyoruz :]

18 Mart 2008

İlk Aşk.

Her Aşk ilk Aşktır.. Çünkü hiç bir zaman birbirinin aynı insanlara çarpılmazsınız..

Ruhunuz Şad Olsun.

Geçen sene bu zamanlarda, Atalarımızı, Şehitlerimizi anmak, görmek ve birer Fatiha okuyabilmek için, okuldan arkadaşlarımızın organizasyonu ile Çanakkale'ye gittik. Gittik, gördük, gezdik, duygulandık, sinirlendik ve özlemle, saygıyla bastık toprağa.

Bu senede Çanakkale'ye gitmeyi oraları ziyaret etmeyi çok istedik ama haftaya sınavların başlayacak olması, bizim gezi yapmamıza büyük engel teşkil etti.

Gördügünüz resim Conk Bayırının sahile bakan tarafında çekildi.

Ruhunuz Şad, Mekanınız cennet olsun Yüce Çanakkale Şehitleri.

Asfalt Ağladı Be.. :]

Oguz kardeşimin çoooook uzun süren çabaları sonunda sonuç verdi ve senelerdir beraber World Of Warcraft oynadığımız insanlarla sosyal aktivite baabında birşeyler yapabildik. Ha paintball'du ha karting'di derken en son karting'de karar kıldık. Gimat tarafında güzel bir pisti olan Arena Karting pistinde ölesiye, kıran kırana geçen mücadeleyi Oguz organizasyonu yapmanın verdiği gazla birinci, bendeniz ise ikinci olarak tamamladık. Araçlarda gayet güzel ve yeniydi. Eğer kartinge gidecekseniz Arena Karting biçilmiş kaftan.

Önümüzdeki haftasonu kendisinden Paintball organizasyonu beklediğimiz Oguz kardeşim. Ne yap ne et bu sefer elini çabuk tut :] erken saatlerde güzel bir PvP olayına girelim. Bildiğin Warsong Gluch :D

11 Mart 2008

Takvimlerden Haberim Yok!!

Zaman.. Herşeyin ilaçı, umutun yoldaşıdır. İnsan hayatında ister istemez hep birşeyleri bekler, bekledikçe zamana sarılır, bu döngü böyle gider durur.

Son zamanlarda olduk olmadık şeylere canını sıkıp, buhran yapan ben bir kez daha anladım ki, herşey zamanla :] Sen ne kadar kendini yırtsanda vakit geliyor geçiyor. İyi şeyler getiriyor, kötülerin izlerini siliyor, bazen de süpriz yapıp tekrar buhranlarla geliyor kucağında :]

Biliyorum şu yukarıda bahsettiğim herşey zaten sizin de çok ama çok iyi bildiğiniz şeyler. Canım istedi bir daha altını çizeyim dedim, zamana güvenmenin ne kadar önemli olduğunu. Ha ayrıca zaman nasıl olsa her derde deva diye de bazı yaşanacakları ertelememe kararını verebilmekte hayattaki en önemli görevlerimizden birisi bence.

Son yaşanmışlıklarımın üzerinden aylar geçti, göz açıp kapayıncaya kadar da yıllar geçmiş olacak.Ben güveniyorum zamana ve yoldaşına, sizinde güvenmenizi şiddetle tavsiye ediyorum nacizhane :]

Güzel günler bizi bekler dostlarım, arkadaşlarım ve bilimum insanlık :]

1 Mart 2008

Hoşgeldin Bahar.

Bugün 1 Mart 2008. Yani resmi olarak bahar mevsiminin geldiğini müjdeleyen gün. Diğer illeri bilemiyorum ama Ankara güneşli, çok soğuk olmayan, tam bahar karakterine bir günle uyandı. Bu güzel havanın tüm gün sürmesi için duacıyız zaten :].

İnsanoğlu, güneşin yüzünü gördüğü zaman ister istemez daha bir huzurlanıyor. Tebessüm geliyor yüzüne.

Eğer burayı okuyan arkadaşlarım varsa, bu güzel ilk bahar başlangıcını kaçırmadan, takın kolunuza sevgilinizi, arkadaşınızı :] düşün yollara.

Böyle güzel günler hep bizim, hepimizin olsun.

8 Şubat 2008

Ki, Ken, Tai Chi.

Uzun zamandır kendo hakkında ha yazdım ha yazacağım derken, kısmet bugüneymiş. Kendo diye bir sporun varlığından az çok haberdarsınızdır, evet ben yaklaşık bir ay kadar önce bu spora başladım. Hatay'dan Ankara'ya dönüş yolunda araba kullanıyordum ve birden aklıma "ben neden kendo yapmıyorum" sorusu düşüverdi :] Ankara'ya gelir gelmez araştırdım ve Ankara Kendo ve İaido Derneği çatışı altında Ankara'da kendo öğrenebileceğimi öğrendim :] Zaten yakın çevremdeki arkadaşlarım gayet iyi biliyorlar. Her gün yok kendo şöyle yok böyle diye beyinlerini didik didik ediyorum :]

Ankara'da ikisi Odtüde ikisi Çankaya Lisesinin spor salonunda olmak üzere haftada dört gün antreman yapabilirsiniz. Her ne kadar sert bir spor olsada derneğin ileri gelenleri bir o kadar kibar ve yardımsever. Hiçbir isteğinizi geri çevirmeden, en güzel şekilde yardımcı olmak için ellerinden geleni yapan insanlar.

Kendo kesinlikle bir dövüş sporu ya da kaslarınızı geliştirebileceğiniz bir spor değil. Hem spor hem disiplin hem de saygıyı esas alan sanat/spor karışımı diyebiliriz. Samurai kılıçlarını temsil eden bambu kılıçlar kullanarak yapılıyor.Hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz www.ankarakendoiaido.org adresinden faydalanabilirsiniz.

Benim için en güzel tarafı ise insanın stresini bu kadar güzel alan bir spor olamaz. Ben daha çaylak olmama rağmen çok eğleniyorum. Sizlere de nacizhane tavsiye ederim :]

15 Ocak 2008

Eksi Onbeş (-15)

Ankarada bugün başlayan kar, uzun zamandır hakim olan soğuklara bir dur dedi sonunda. Şu anda hala devam eden kar nereden bakarsanız bir beş santimi bulmuştur.

Ben küçükken, Malatya'da kar yağmaya başladığı zaman, bizde inanılmaz bir heyecan oluşurdu ve kendimizi sokağa nasıl atacağımızı şaşırırdık. Saatlerce aileye yalvardıktan sonra alınan izin ile arkadaşların kapısı çalınır, onlarında anne, babasına yarım saat yalvarılır ve bu şekilde herkes oyuna dahil olurdu.

Şimdi Ankara'da kar yağıyor ve oturduğum yer bir site olmasına rağmen bir tane çocuk yok dışarda. Ya ebeveynleri bırakmıyordur ya da internet, teknolojik oyuncaklar, playstation gibi etkenler yüzünden, artık kar olayı çocuklara pek ilginç gelmiyor.

11 Ocak 2008

Özledik Barış Abi.

Serdar iğneyi kendine batırır,
çuvaldızı başkasına.
bol keseden aklı ona buna dağıtır,
darısı kendi başına.

İster istemez son dönemlerde dinlediğim şarkıların sözlerine takılır oldu kulağım. malum melankoli insana tesir edince oluyor böyle şeyler. Velhasılı kelam, sizin de dikkat etmiş olduğunuz gibi aşk temalı olmayan şarkı neredeyse yok denecek kadar yok. Ama hafızanızı şöyle bir yokladığınızda başka konularda bol bol şarkı yapmış kim gelir akla? Tabi ki Barış Manço. Hala kızı zehra'ya da şarkı yapmıştır kendisi, Ahmet beyin ceketine de.

Çok mu buhranlandınız? Çok mu sıkkın canınız? Bırakın damar şarkıları o zaman az biraz da olsa kenara. Açın 2-3 Barış abi şarkısı. Sizi rahatlatacaktır. Kara Sevda önerimdir. Ama dikkat edin insanlar sizi dansederken görmesin :]

ha ha ha ha ha hapşu
çok yaşa
sende gör
rahat ve iyi yaşa

10 Ocak 2008

Haydi Hayırlısı.

Uzun zamandır kendi blog'uma sahip olmayı düşünüyordum ama elim bir türlü gitmiyordu programlara. yok kod yaz yok onu yaz, bunu yaz derken blogger'ı buldum. Fena da birşey değilmiş hani. Zaten genelde kısa ve çok mânalı şeyler yazmayacağım için :] şimdilik yeterli :]